SeRçE

İçinde büyük çelişkiler yaşamakta iken, çözümün içinde biryerlerde saklı olduğunun farkındaydı. Ona ulaşmak için çaba sarfediyordu. Fakat bu çabalamar yetersiz kalıyordu. Her geçen gün çözüme biraz daha yaklaşmakta olduğunun bilincindeydi. Çözüme ulaşması için gereken en önemli prensibin asla vazgeçmemek olduğunu biliyordu. Ve asla vazgeçmedi sonuna kadar savaştı. Birgün güneşin ilk ışıklarıyla uyandı. Ve gözlerini açtığı anda cevap karşısındaydı. Evet. Bakmakta olduğu şey telefondu. Ve telefon ona çözümü çağrıştırdı. Arayacaktı onu. Ve elinden gelen en iyi konuşmayı yaparak, bütün duygularını ifade edecek, ve onun hissettiklerini öğrenme çabası içerisine girecekti. Bu kolay bir durum değildi tabii ki. Onun hayatında başka bir insanın olduğunu biliyordu. Ve onu ikna edebilmesi gerekiyordu. Dolayısıyla kendini iyi ifade edebilmesi çok büyük önem taşıyordu. Ve gün boyunca kendini bu konuşmaya hazırladı. Saat akşam sekizi gösterirken hazır olduğuna inandı ve telefona uzandı. Dünyanın devam etmesi bu telefon konuşmasına bağlıymışçasına heyecanlıydı. Karşısındaki sesin yumuşak ses tonu dolayısıyla bir an için bir melekle konuştuğunu hissetti. Kafasındaki aktarabilmek için elinden geleni yapıyordu. karşısındaki kişi büyük bir sessizlik içinde onu dinliyor ve söylediklerine anlamlar yüklemeye çalışıyordu. Konuşmasını bitirebilmiş olmanın verdiği rahatlık içerisinde, ve bir yandan da nasıl bir tepkiyle karşılaşacağını bilemenin getirmiş olduğu bilinmezlik duygusuyla baş başa kaldı. Ve karşısındaki ses, düşüncelerini yumuşak bir ses ile ifade etmeye başladı. Bu sesin yumuşaklığı dakikalar geçtikçe onu daha da büyülüyor, bir yandan da o kadar da heyecanlandırıyordu. Konuşma ilerledikçe biraz daha gerildi. Sonuç bu olmamalı diye çırpındı kendi içinde. Fakat hiçbirşey söyleyemedi. Ve telefonu kapattı. Kendisiyle baş başa kaldığı bu en karanlık çıkmazda, bu olayın nasıl üstesinde gelebileceğini düşündü durdu. ve o an gözüne camın pervazındaki bir kuş ilişti. Kuşa daha yakından baktığında onun bir serçe olduğunu gördü. Bu minik serçede ona bakmaktaydı. Elini uzattı. Serçe onun eline tırmandı ağır adımlarla. Serçeyi sevgi dolu bir şekilde öptü. Ve hayatı o boyunca, bir daha ne o karşısındaki sesi düşündü ne de, çözümü... Sadece serçeyi ve sevgiyi düşündü...